blogger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blogger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2015 Salı

Ofisteki Düşmanınız



İş hayatı ormana benzer. Nasıl ormanlar ağaçlarla çevriliyse, sizin etrafınız da muhtemel düşmanlarla çevrilidir. Emin olun tahmin ettiğinizden daha fazla düşmanınız vardır.
Etrafınıza şöyle bir bakın. Aşağıdaki özelliklere uyan bir çalışma arkadaşınız varsa düşmanınızı buldunuz demektir.

Gülümseyen Katil
Düşmanlarınızdan en öldürücü olanıdır. Size sürekli iltifat eder. Ancak gülümsemesinin arkasında sizinle ilgili planladığı entrikaları vardır. Size karşı o kadar iyidir ki düşmanınız olduğunu bile anlayamazsınız. Onun sizin düşmanınız olduğunu anlamanız uzun zaman alacaktır. Bundan sonra biri size iltifat ettiğinde iki kere düşünün.

Dedikoducu
Zeki olmaya gerek yok. Başkalarının dedikodusunu yapan çalışma arkadaşınız sizin de dedikodunuzu yapacaktır. Böyle kişilere özel hayatınızla ilgili çok fazla bilgi vermemeye dikkat edin. Kendinizi dedikoducunun tuzağında bulduğunuzu düşünürseniz, sorusuna soruyla cevap verin.

Dost mu Düşman mı Belli Değil
Bu kişi dostunuz sandığınız düşmanınızdır. Etrafınızdaki çalışma arkadaşlarınızın çoğu bu kategoriye girer. Terfiinize sizinle birlikte sevinir ancak tek amacı daha sonra kullanmak üzere bilgi toplamaktır. Sizin stratejilerinizi, planlarınızı öğrenecek kadar size yakındır. Bu kişiler sadece kendilerini düşünürler ve amaçlarına ulaşmak için yapmayacakları şey yoktur.

Kraliçe ve Krallar
Kraliçe ve krallar olmasa şirketler batar. Koca şirkette onlardan çok çalışan yoktur. Onlara göre tüm çalışma arkadaşları hiç bir işten anlamaz,  internette sörf yapar. Sadece kraliçe ve krallar çalışır. Yapacak bir iş olmazsa bile her zaman yoğunluktan şikâyet ederler. Ne zaman ‘’Nasılsın?’’ diye sorsanız, yığınla birikmiş işinden, tüm departmanın yükünü kendi üstlendiğinden yakınır. Aslında gerçek hiç de öyle değildir. Kovulmaktan en çok korkan çalışan tipidir. Bu tiplerden mümkün olduğunca uzaklaşın. Çünkü o kadar çok kendinden ve yaptığı işlerden bahseder ki, kendinizi şirket için çok değersiz hissedersiniz

Görünen Düşman Strateji İstemez
En iyi düşman türüdür. Çünkü kişinin sizden hoşlanmadığını bilirsiniz. Sizden hoşlanmadıklarını davranışlarıyla belli ederler ya da size söylerler. Onunla çalışırken rahat hissedersiniz, çünkü nerde duracağınızı bilirsiniz. Stratejik bir oyun oynamanıza gerek yoktur.



  
Kaynakça: Rose, Amanda, How to identify your enemies (in business ), 2015

25 Şubat 2015 Çarşamba

Mülakat Günü Grip Oldum Hayata Küstüm


                                       

Tam da grip mevsimindeyiz. Bu havalarda kendimizi ne kadar korursak koruyalım, grip olmaktan kaçamıyoruz.

İş arıyorsunuz ve önceden planlanan görüşmeleriniz var. Hiçbir şey grip olmanızdan daha kötü olamaz. Evde kalıp dinlenmeniz, kızarmış bir burunla, bir elinizde peçeteyle mülakata gitmekten daha iyidir.

Ancak görüşmeyi ertelemeniz iş başvurunuzu tehlikeye atacaktır. Mülakatı ertelemek istediğinizde size başka bir mülakat tarihi vereceklerini bilemezsiniz. Önemli bir nedeniniz yoksa iş görüşmelerinizi asla ertelemeyin.

Mülakata gidemeyecek kadar hasta olduğunuzu düşünüyorsanız, mülakatı ertelemek için işe alım uzmanını arayın. Bir ya da iki gün önce bildirmek en uygun olanı ancak mülakat günü aramanız gerekiyorsa mümkün olduğunca erken aramaya dikkat edin. Sekreteri arayıp ona mesaj bırakmayın. Görüşmeyi yapacak işe alım uzmanına ya da asistanına ulaşmaya çalışın. Okunmaması ihtimalini de düşünerek mail göndermeyin. Hiç kimseye ulaşamadığınız zaman son çare mail gönderin. E- mail de mazeretinizi açıklamadan önce hangi pozisyon için nerede, ne zaman kiminle görüşme yapacağınızı da belirtin.

İşe alım uzmanına ulaştığınızda görüşmeyi ertelemenin mümkün olup olmadığını sorun ve neden iptal etmek istediğinizi kısaca açıklayın. Telefonu kapatmadan önce gösterdikleri nezaket için teşekkür etmeyi de unutmayın. İkinci bir mülakat tarihi verildiğinde mutlaka onlara uyun.

Pek çok kurum mazeret göstermeden iş görüşmesine gelmeyen adayları kara listeye alıyor ve ilerleyen zamanlarda farklı pozisyonlar için bile adaya ikinci bir şans vermiyorlar.

Yapmanız gereken en iyi şey gripten kurtulmak. Gripten kaçamadıysanız sağlığınız ve iş arayışınız için bol bol dinlenin ve C vitamini alın.

 

 

 

Kaynakça: Bradley, Arleen, 2015, Interview and the Flu: What I do

8 Şubat 2015 Pazar

Ofiste Yapılmaması Gereken 50 Sakıncalı Hareket


Dört gözle beklediğiniz terfiyi sizin yerinize işi hiç bilmeyen, sevimsiz çalışma arkadaşınız aldı. Oysaki terfi sizin hakkınızdı. Ondan eksiğiniz yok fazlanız var.
İşi bilmek, o konunun uzmanı olmak önemli ama bir yere kadar. Sizi başkalarından ayıran iş yapış şekliniz, davranış özellikleriniz. Genel davranış şekliniz tahmin ettiğinizden daha önemli.  Şu anda çalıştığınız kurumdaki yöneticilerin davranış şekillerini, diğer çalışanlarla iletişimini gözlemlemekle işe başlayın. Onları diğerlerinden ayıran özellikleri siz de hemen fark edeceksiniz.
Terfi almak, yönetici olmak istiyorsanız diğer çalışanlara ilham vermelisiniz. Onlara örnek olacak davranışlar sergilemelisiniz.
Şu andaki işinize göre değil, istediğiniz işe göre davranışlar sergileyin. Nasıl olsa asistan& eleman pozisyonunda çalışıyorum, bunlar benden beklenen davranışlar değil, özenli davranmama gerek yok diye düşünüp hata yapmayın. Bu tarz kaba, diğer çalışanları rahatsız edebilecek davranışlar sergilemeyin yoksa iş hayatında memur doğar, memur olarak ölürsünüz. Başkalarının terfisini kıskanarak uzaktan izlersiniz.
Ofiste uyulması gereken yazılı olmayan kurallar vardır. Bu kurallar daha çok başka başkalarını rahatsız etmemek için dikkat edilmesi gereken görgü kurallarıdır. Görgü kuralı deyince hafife almayın, maddeleri okuyunca kendinizden de çok şey bulacaksınız.
Aşağıda maddelenmiş davranışlardan en az beşini yapıyorsanız sizin için tehlike çanları çalıyor demektir. Neden terfi almadığınıza şaşırmamalı…
Ofiste Yapılmaması Gereken 50 Sakıncalı Hareket
  1. Sürekli selfie çekmek,
  2. Masanın altında ayakkabı çıkarmak,
  3. Yüksek sesle konuşmak,
  4. Tırnak kesmek,
  5. Sakız çiğnemekle yetinmeyip balon şişirmek,
  6. Sürekli şarkı mırıldanmak,
  7. İşe geç kalacağım diye sürülemeyen ojeleri ofiste sürmek,
  8. Kahve içip üzerine bir de falına bakmak,
  9. Ter kokmak,
  10. Burun, kulak karıştırmak,
  11. Küfürlü konuşmak,
  12. Yöneticilerin, çalışma arkadaşlarının taklidini yapmak,
  13. Sevgilinizle uzun uzun telefonda konuşmak,
  14. Makyaj yapmak,
  15. Kahkahalarla gülmek,
  16. Depresyondan bir türlü çıkamamak,
  17. Kurumun politikalarından sürekli şikâyet etmek,
  18. Çıt çıt çekirdek yemek,
  19. Müstehcen fıkralar anlatmak,
  20. Çok konuşmak,
  21. Bilgisayarda video, film izlemek,
  22. İş arkadaşlarına X Hanım, Y Bey demek yerine, ağbi, abla şeklinde hitap etmek,
  23. Çalışırken çok ses çıkarmak,
  24. Her şeye muhalif olmak,
  25. Uyumak,
  26. Yalan söylemek,
  27. Masada sivilce sıkmak,
  28. Kendi kendine konuşmak,
  29. Şapırdatarak bir şeyler yemek,
  30. Başkalarını rahatsız edecek şekilde müzik dinlemek,
  31. Yakın çalışma arkadaşlarına asılmak,
  32. Başın ağrısa izin istemek,
  33. Sürekli iş yoğunluğundan şikâyet etmek,
  34. Sarhoş olmak,
  35. Herkesi eleştirmek,
  36. Bolca dedikodu yapmak,
  37. Tespih çekmek,
  38. Vaktinin çoğunu internette geçirmek,
  39. Su içerken gargara yapmak,
  40. Keyfine göre çalışma arkadaşlarına sormadan klimayı, pencereyi açıp kapatmak,
  41. Astım hastası olan çalışma arkadaşınıza inat parfüm sıkmak,
  42. Uygunsuz giyinmek,
  43. Tırnak, ayakkabı vb. temizliğine dikkat etmemek,
  44. Çalışma arkadaşlarınla sokak ağzıyla tartışmak,
  45. Buram buram hacı yağı kokmak,
  46. İşe geç gelmeyi adet haline getirmek,
  47. Özel hayatından bahsetmek & akrabalarını çekiştirmek,
  48. Sanki evdeymiş gibi gerilerek esnemek,
  49. Elinden aynayı düşürmemek,
  50. Sen hariç diğer çalışanların çalışmadığından, bütün iş yükünün sende olduğundan yakınıp durmak, 







Not:  Liste zaman zaman güncellenecektir. Eklemek istedikleriniz olursa lütfen paylaşın.
 












25 Temmuz 2014 Cuma

İnsan Kaynakları Çalışanı Nasıl Olmalı?



Pek değerli meslektaşlarım, meslektaş adaylarım, blogger arkadaşlarım;
Hepimizin de bildiği gibi insan kaynakları ülkemizde hak ettiği değeri görememiştir. Ne yazık ki; personel müdürü zihniyetinden henüz kurtulabilmiş değiliz.

Burada iş bize düşmektedir. İnsan kaynakları mesleğini değerli hale getirmeliyiz, insan kaynağının önemini vurgulamalıyız. İşimiz çok zor ama çok önemli.
Peki, biz insan kaynakları profesyonelleri nasıl olmalıyız?

İnsanı sevin. İnsanı sevmeyen bir İnsan Kaynakları Çalışanı düşünemiyorum. İnsanı sevmiyorsanız insan kaynaklarında başarılı olamazsınız.

Profesyonel bir temsil çok önemli. Unutmayın bir kurumun yüzü İnsan Kaynaklarıdır.  Özellikle mülakatlarda kurumu insan kaynakları temsil eder. Gelen adaylar kurumu size göre değerlendirir.

Gülümseyin. Her zaman pozitif olun. Kişisel problemlerinizi işe yansıtmamaya çalışın.

Sabırlı olun. Bol bol şikâyet dinleyeceksiniz. Çalışanları mutlu etmek gerçekten çok zor J

Arabulucu olun. İnsan Kaynakları çalışanı; işçi- işveren ve sendika ilişkilerini dengeli ve sağlıklı bir şekilde yürütmek zorundadır. Kurumda arabuluculuk görevi insan kaynaklarına düşmektedir. Her zaman yıkıcı değil yapıcı olmaya çalışın.

İletişim becerilerinizi güçlendirin.

Problem çözücü olun. Çalışanlar bir problemi olduğunda gönül rahatlığıyla size başvurabilsin.

İnsanların çalışırken mutlu olmalarını sağlayın.  Çalışanlarınızın evlerine mutlu ve huzurlu bir şekilde gitmelerini sağlayın.

Stratejik bakış açısına sahip olun.

Yaratıcı olun.

Etkili olun.

Güvenilir olun. Tutamayacağınız sözler vermeyin.

Sır tutmayı bilin. İnsan kaynakları departmanı çalışanların her türlü gizli, kişisel bilgilerini bilen bir departmandır. Güvenilir bir insan kaynakları çalışanı olmak istiyorsanız sır tutmayı bileceksiniz.

Çalışma arkadaşlarınız, yöneticiniz hakkında dedikodu yapmayın. Kendinizi dedikodunun dışında tutun.

Çalışanlar arasında ayrımcılık yapmayın. Herkese aynı mesafede olun.

Örnek bir çalışan olun. Sürekli işe geç kalan, projeyi zamanında bitirmeyen bir insan kaynakları uzmanı başkalarının disiplinli olmasını nasıl bekler?

İyi bir dinleyici olun.

Resmin bütününe bakabilin.

Hoşgörülü olun. İyi bir insan kaynakları uzmanı empati kurabilmeli.

Meraklı ve hevesli olun.

Mesleğinize olan heyecanınızı yitirmeyin.

Motivasyonunuz her zaman yüksek olsun. Tabi ki zaman zaman bizlerin de motivasyonu düşecek, ancak motivasyonu düşük bir insan kaynakları uzmanı çalışanların motivasyonu için ne yapabilir?

Yılmayın, cesaretiniz kırılmasın. Bazı anlar gelecek ki hayal kırıklığına uğrayacaksınız.

Kendinizi sürekli geliştirin. Alanınızda uzmanlaşın.

İnsan kaynakları gündemini takip edin.

Çalışanları takdir edin. Teşekkür etmesini bilin.

Paylaşımcı olun. Bilgilerinizi başkalarıyla paylaşmaktan korkmayın.

Bencil olmayın. Elde ettiğiniz başarıyı ofisinizle paylaşmanız ekip arkadaşlarınızın daha fazla çalışmasını sağlayacaktır.

Başkalarına ilham verin. Çalışma arkadaşlarınıza örnek olun. Kurumunuzda örnek bir çalışan olmaya gayret edin.

Teknolojiyi iyi kullanın. Birkaç sene önce insan kaynaklarının sosyal medyayı bu kadar aktif kullanması gerektiği aklınıza gelir miydi? Y kuşağı, Z kuşağı derken sürekli gelişen terminolojiye hakim olmak, gündemi yakalayabilmek için teknolojiyi iyi kullanmak işimiz için çok önemli.

Araştırmacı olun.

İnovatif olun.

Etrafınıza pozitif enerji yayın. İnsanlar sizi gördüğünde köşe bucak kaçmasın J

Ve son olarak da bol bol okuyun.


6 Temmuz 2014 Pazar

Eyvah İlk İş Günüm


İlk İş Gününüz Çin İşkencesine Dönüşmesin!

Ve beklenen gün geldi! Bugün büyük bir heyecanla istediğin işinde ilk iş günün. Peki heyecanlı bir pazartesiye hazır mısın? İlk iş gününü az hasarla atlatman için sana birkaç tavsiye:
Uykunu iyice al. Oryantasyon sırasında uyumak istemezsin.
Güzel bir kahvaltı yap.
Mülakata katıldığın günlerde kurumu gözlemle. İlk iş gününde de kurumun dress- code una göre giyin.  Aşırı makyajdan kaçın.
İlk gün işe geç kalmak istemezsin, işe zamanında git. Aslında 10 dakika erken gidersen stresin azalır.
Ajandan yanında olsun. Not alman gerekebilir.
Samimi bir gülümsemeyle kendin tanıt, herkese merhaba de.


Kurumsallaşmış firmalarda işe yeni başlayanlar için oryantasyon programları vardır, yoksa da bunu sorun yapma.

İlk iş günü elini kolunu nereye koyacağını, nerede nasıl konuşacağını, kime nasıl hitap edeceğini bilemediğin gündür. Panik yapma.
Kendini sığıntı gibi hissetme.
Güler yüzlü ol.
Masan, bilgisayarın, telefonun ayarlanmamışsa bunu sorun yapma.
Eğer bu iş ilk işin değilse eskisiyle kıyaslama. Bildiklerinizi unutun!
Hata yapmaktan korkma. Yaptığın hataları aslında başkalarının da yaptığını unutma.
Bugün milyonlarca kişiyle tanışacaksın ve günün sonunda aklında sadece birkaç isim kalacak. Bu yüzden isimleri ezberlemeye çalışma.
Kendine güven.

Soru sormaktan çekinme.
Çok konuşma, politika hiç konuşma!
İnsanların kendi iş rutini devam ettiği için, herkesin seninle ilgilenmesini bekleme.
İnsanları gözlemle, iş akışının nasıl olduğunu öğrenmeye çalış.
Yeni iş arkadaşlarına kendini beğendirmeye çalışma.
Dedikodu yapma
Motivasyonun düşmesin.
İş arkadaşlarının öğle yemeğine çıkma tekliflerini reddetme.
İlk günden insanlar hakkında önyargılı olma.
Organizasyon şemasını, hangi departmanların olduğunu öğrenmeye çalış.
Rahat tavırlar sergile.
Boş boş oturmamaya özen göster. İşi öğrenmeye çalış.
Mesai bitimine uy. İlk günden izin alma!

Bol Şanslar J