24 Mart 2014 Pazartesi

İş Yeri Dedikodularından & Entrikalarından Korunmanın Yolları




Kabul edelim; iş yeri dedikoduları çok tatlıdır. Yapılan araştırmalara göre iş yeri dedikoduları iş stresini de azaltıyormuş. Ancak sonunda hiç istemediğimiz sorunları da doğurabilir. Bu yüzden sakın ha kendini tut, dedikodu yapma J

İşyerinde yapılan dedikodunun bugüne kadar kimseye bir faydası olmamıştır. Dedikodu yapana daha çok zarar verir.

İş yeri dedikoduları her işyerinin vazgeçilmezidir.

Bir departmandan diğerine ışık hızında yayılır.

Özellikle kadın çalışanlar iş yeri dedikodusu yapmaya bayılırlar.

İş yoğunluğu az olan insanlarda daha sık görülür.

Bir kere yaptınız mı devamı gelir.  Özellikle işe yeni başladıysanız hiç yapmayın. İlk izlenim çok önemlidir. Adınız dedikoducuya çıkabilir J

Unutulmamalıdır ki dedikoduları yöneticisine götürmeyi kendine görev edinmiş iş arkadaşlarınız vardır. Onlara dikkat etmek gerekir.

Dedikodu yapmadığınız için dışlanabilirsiniz de! Yorum yapmadan dinleyebilirsiniz.

Sosyal ağlarda çalıştığınız kurum ya da iş arkadaşlarınızın adını vererek atıp tutmayın.

Facebook’ta iş arkadaşlarınızı eklememeye dikkat edin. Daha sonra paylaştığınız resimleri gizlemek zorunda kalırsınız.

İş arkadaşlarınızla flört etmeyin, sevgili olmayın. Ayrılınca yüz yüze bakacağınız aklına gelsin.

İş arkadaşlarınızla çok samimi olmayın. İş dışında da görüşün ama hiçbir zaman onların iş arkadaşınız olduğunu unutmayın.

Fazla muhabbet tez ayrılık getirir atasözünü unutmayalım.

İş hayatında dedikoduyu iletişim aracı olarak görenler de var. Bu konudaki yorumlarınızı bekliyorum.

17 Mart 2014 Pazartesi

Ve Mülakat




Mülakatlar için profesyonel destek alabilirsiniz. Bununla ilgili pek çok workshop düzenleniyor. Bunlara para vermek istemiyorsanız bir arkadaşınızla prova yapabilirsiniz. Böylece mülakat sırasındaki davranışlarınızı, verdiğiniz cevapları 3. bir göz tarafsız olarak değerlendirebilir

Mülakata giderken dış görünüşünüze önem verin. Temiz, sade ve şık olmaya özen gösterin.

Mülakata hazırlıklı gidin. Gitmeden önce mutlaka başvurduğunuz kurumun web sayfasını inceleyin.  
Danışmanların kurum ile ilgili sorabileceği sorulara hazırlık olun. Bilinçli bir aday olduğunuzu fark ettirin.

Mülakata 10 dakika önce gidin. Hem heyecanınızı bastırırsınız hem de oradakilerden tüyo alabilirsiniz.

Mülakat sırasında iş için istekli olduğunuzu hissettirin. Heyecanlı olun.

Görüşmeye mutlaka ajandayla gidin, notlar tutun.

Danışmanın sözünü kesmeyin.

Verdiğiniz cevapların kısa ve net olmasına dikkat edin. Görüşme sırasında çok konuşmanız hoş olmaz.

Siz de sorular sorun. Ancak ilk görüşmede ücreti konuşmamak en doğrusudur.

Mülakat sırasında dürüst ve samimi olun.

Size uysun ya da uymasın davet edildiğiniz bütün görüşmelere gidin. Hepsi sizin için bir provadır.

Mülakat sonrasında mutlaka bir öz değerlendirme yapın. Aşama aşama mülakatta nasıl ilerlediğinizi fark edeceksiniz.


8 Mart 2014 Cumartesi

MÜLAKAT CV’YLE BAŞLAR



Başvurduğunuz kurumlardan geri dönüş alamıyorsanız, özgeçmişinizi mutlaka gözden geçirin.

İletişim bilgilerinizin (telefon numarası, mail adresi vb) güncel olmasına dikkat edin.

Çok sık iş değiştirdiyseniz özgeçmişinizi mutlaka yeniden düzenleyin. Kısa süre çalıştığınız işleri özgeçmişinizden çıkarın. Bunları iş görüşmesinde danışmana anlatabilirsiniz. Önemli olan ilk görüşmeye davet edilmek. Gerisi size kalmış J

Özgeçmişinizi kendiniz hazırlayın. Özgeçmişinizde yazan her bir detayı bilin.

Farklı cv örneklerini inceleyip, kendinize uyarlayabilirsiniz.

Standart bir özgeçmiş oluşturmak yerine, başvurduğunuz pozisyonun özelliklerine göre her bir iş için ayrı özgeçmiş hazırlayın.

Özgeçmişinizde yalan bir beyanda bulunmayın. Daha önce çalışmadığınız bir yerde çalışmış gibi göstermeyin. Referans kontrolünde her şey açığa çıkabilir. Aynı zamanda iş görüşmesinde yanlış bir beyanda bulunmak, işten atılma sebebidir.

Özgeçmişinizdeki resminize dikkat edin.  Unutmayın ki ilk izleniminiz resminiz olacak. Hiç unutmuyorum resim kısmına eşiyle birlikte çekilmiş bir düğün fotoğrafını ekleyen bir başvuru almıştım J  Kadın adaylar için; hafif bir gülümsemeyle, çok makyajlı olmayan, saçların çok yapılı olmadığı gömlek giyilmiş şık bir resim idealdir. Erkek adaylar ise kravatlı bir resim olmasına dikkat edebilirler.

2 Mart 2014 Pazar

Umutsuz İş Arayışınız Devam Ediyor mu?






İş arıyorsanız telefonunuz sürekli yanınızda bulunsun. Kurumlar bazen telefonla mülakat yapabiliyorlar. Böyle bir durumda hemen sessiz bir ortama geçip, danışmanın sorularına kendinden emin bir sesle yanıt vermelisiniz.

Başvurduğunuz kurumları ve hangi pozisyona başvurduğunuzu ajandanıza not edin.  Hangi kurumdu? Hangi ilanınıza başvurmuşum hatırlayamıyorum? Ne zaman başvurmuşum? gibi sorularla eksi puan almayın. Böyle sorular dikkatsiz olduğunuz, önünüze gelen her ilana başvurduğunuz izlenimini yaratabilir.

Mesleğinizle ilgili güncel yayınları takip edin, seminerlere katılın.

İlk işe başladığınız yer çok önemli. Seçici olmaya özen gösterin.

İş arayışınız uzun süredir devam ediyorsa, hem iş hayatını tanımak hem de deneyim kazanmak için staj yapabilirsiniz. 

Evinize kapanmak yerine kişisel kariyer gelişiminiz için neler yapabilirsiniz ona bakın. Sizi diğer adaylardan farklı kılabilecek sertifika programlarına, dil kurslarına katılın.

Mesleki gelişiminizi sağlayın. Örneğin, Makine Mühendisliği okuduysanız, İş sağlığı ve İş Güvenliği sertifika programlarına katılabilirsiniz.

En çok yapılan yanlışlardan biri de sadece özgeçmişe eklemek için yüksek lisans yapmak. Yüksek lisans yapmak sandığınız kadar kolay bir şey değil. Kendinize bir şey katacağını düşünmeyerek sadece 
özgeçmişinize yazmak için yapacaksanız yapmayın. Bırakırsınız..

Başvurularınızın sonuçsuz kalması özgüveninizin azalmasına neden olur. Özgüven eksikliğiniz de mülakata yansıyabilir. Bu yüzden kendi kendinizi motive edin.

19 Şubat 2014 Çarşamba

İŞ HUKUKUNA ÇERÇEVESİNDE İŞ GÖRÜŞMESİNDE DANIŞMANIN SORABİLECEĞİ SORULAR






İnsan Kaynakları danışmanları olarak pek çok mülakat yapıyoruz ancak mülakat sırasında sorduğumuz soruların anayasaya ve iş hukukuna uygun olup olmadığını bilmiyoruz. Hiç ummadığımız bir anda tazminat davalarıyla karşılaşabiliriz.

İş hukukunda mülakatlarla, iş görüşmeleriyle ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak danışman sorduğu soruların kişilik hakları ve dürüstlük çerçevesinde olmasına dikkat etmelidir.

Bence burada en dikkat edilmesi gereken nokta 4857 Sayılı Kanunun Eşit Davranma ilkesine göre sorular yöneltilmesidir. Madde 5: İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz.

Yüksek lisans da en sevdiğim derslerden biri olan İş Hukuku dersinde tuttuğum notları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Aksi belirtilmemişse iş görüşmesine davet edilen adayın, yol masrafları işveren tarafından karşılanır.

Adaya, çalışıp çalışmadığı sorulabilir. Adayın bu soruyu doğru yanıtlaması gerekir. Ancak çalışanın iş araması iş sözleşmesinin öğelerinden olan bağımlılık unsuruna aykırıdır.

Adaya uygulanacak testler, adayın kişilik hakları dikkate alınarak düzenlenmelidir.

Danışmanın, adaya hangi dini ve siyasi görüşe sahip olduğu konusunda soru sorma hakkı yoktur. Adayın da bu konularda bir açıklama yükümlülüğü de yoktur. Bunlara rağmen soru sorulduğunda adayın cevap vermeme ve yalan söylemeye hakkı vardır. Ancak aday bir siyasi partide işe başvuruyorsa, adaya hangi siyasi görüşe sahip olduğu sorulabilir.

Danışman, adayın hangi sendikaya üye olduğu konusunda da soru soramaz. Adayın sendikaya üye olması durumunda bir ayrım yapılamaz.

Adayın evli olup olmadığı ya da yakın zamanda böyle bir planının olup olmadığıyla ilgili sorular sorulmamalıdır.

Özellikle kadın adaylara sıkça sorulan Ne zaman çocuk yapacaksın? sorusunun sorulmaması gerekir. Bu konu tartışmalı bir konudur. Hamilelik durumunun yapılacak işle bağlantılı olması durumunda sorulması tercih edilebilir.

İşveren doğuma 8 hafta kalan adayı işe almama ya da iş akdini doğumdan sonra yapma hakkına sahiptir.
Yapılan iş, işyeri için önemliyse adaya sağlığı ile ilgili sorular yöneltilebilir. Örneğin hemşire pozisyonu için bir hastaneye başvuran adaya bulaşıcı bir hastalığı olup olmadığı sorulabilir.

18 yaşından küçük işçilere sağlığıyla ilgili sorular sorulabilir. Adayın sağlık raporu alması zorunludur.

Ağır ve tehlikeli işler kapsamına giren bir işyerine başvuran adaydan o işe uygun olduğunu gösteren bir rapor istenmesi zorunludur.

Pek çoğumuz işe alımlarda adli sicil belgesini istiyoruz. Ancak bu konu tartışmalı bir konudur. Eğer işle ilgiliyse adaya sabıkasının olup olmadığı sorusu yöneltilebilir. Adayın bu soruyu doğru yanıtlaması gerekir.

Adayın sicilinden silinmiş sabıkasını gizleme hakkı vardır.

Adayın özrünün olup olmadığı sorulabilir.


Not: Bu konuda uzman değilim J Düzeltilmesi gereken noktalarda geri dönüşlerinizi bekliyorum.



23 Ocak 2014 Perşembe

Hala iş bulamadın mı?







Kendinizi işe yaramaz hissetmeye başladıysanız,

kendinize olan inancınızı kaybettiyseniz,

çevrenizden “ Hala iş bulamadın mı?” soruları yükseliyorsa,

yaşam standardınız düşüyorsa,

yaptığınız iş başvurularından geri dönüş alamıyorsanız,

artık iş aramaktan vazgeçmeyi düşünüyorsanız,

kendinizi, çevrenizi ve başvurduğunuz kurumları suçlamayı bırakın!

Kabul edelim ki iş arama süreci zorlu bir süreç. Bu süreç ne kadar uzarsa tedirginlik artıyor ve kişi kendini değersiz hissetmeye başlıyor. Sağlam bir psikolojiye sahip olmalıyız. Bu süreçte kendimizi motive etmeliyiz. İş ararken de kendimize bir süre tanımalıyız. Öyle ha deyince iş bulunmuyor.

İlk önce ne istediğinize karar verin. “ Ben nasıl bir iş istiyorum?” sorusuna cevap verin. Kişisel swot analinizi yaparak güçlü ve zayıf noktalarınızı ortaya koyun, durum analizinizi yapın.

İş aradığınızı çevrenizdeki herkese bildirin. Hiç ummadığınız bir yerden haber alabilirsiniz.

Mezun olduğunuz bölümden daha önce mezun olup, iş hayatına atılmış kişilerin kariyerlerini inceleyin, onlardan tavsiye alın.  Linkedin arama motorunu kullanarak bu bilgilere kolaylıkla ulaşabilirsiniz, ulaştığınız kişilere durumunuzdan bahsedip, mesaj yazıp iletişime de geçebilirsiniz.

Olumsuz geri dönüşler moralinizi bozmamalı! Olumsuz yanıtlar sizin kötü ya da başarısız olduğunuz anlamına gelmez. Hemen pes etmeyip, sabırlı olmalısınız.

Aslında iş arama süreci de bir iştir. Eğer ilk işiniz ise para odaklı iş aramayın. Tecrübeniz arttıkça para da gelecektir. İlk önce iş bulmaya odaklanmalısınız.

Bazen firmalar ilana çıkmadan aday havuzundaki özgeçmişleri inceleyerek uygun adayları görüşmeye davet ederler. Çalışmak istediğiniz kurumların web sayfalarındaki ilgili bölüme özgeçmişlerinizi mutlaka gönderin.
İlanlarda belirtilen kriterlerin hepsine uymayı beklemeyin. Kriterler sizin eğitiminize, deneyiminize yakınsa mutlaka başvurun. Örneğin başvurduğunuz pozisyon için 3 yıllık deneyim aranıyorsa, sizin de bir yıllık bir deneyiminiz varsa başvurabilirsiniz. İşe alım danışmanları pozisyona en uygun adayı seçerler. Ancak bu her ilana başvurmalıyız anlamına gelmez.

Konferanslarda, seminerlerde tanıştığınız kişilere vermek için yaratıcı bir kartvizit oluşturun. Kartvizitinizin olması için çalışmanız gerekmez. Kartvizitiniz çalıştığınız firma yetkililerinin özellikle işe alım danışmanlarının size ulaşabilmelerini sağlar. Kolay hatırlanmak istiyorsanız resimli bir kartvizit edinin.
Olumsuz geri dönüşlerden sonra kendinizi eve kapatmak yerine kişisel gelişiminiz için neler yapabilirsiniz ona bakın.

 www.yenibiris.com, www.kariyer.net gibi popüler iş arama sitelerinin yanında www.elemanonline.net, www.iskur.gov.tr vb gibi alternatif iş arama motorlarına da üye olmalısınız.

Mutlaka bir Linkedin profili oluşturun.   İnsan kaynakları çalışanları iş ilanlarını Linkedin profillerinden de paylaşıyorlar. İşe alım danışmanları bazen adaylara linkedin üzerinden ulaşmayı tercih ediyor.

17 Ocak 2014 Cuma

Varlığım Şirket Varlığına Armağan Olsun!



Aramızda kimler “varlığım şirket varlığına armağan olsun. “ diyor parmakları kaldıralım lütfen.
Tabi ki insan kaynakları profesyonelleri olarak bu kadarını beklemiyoruz ama keşke kurumlar her çalışanına böyle hissettirebilse. 

Eskiden primler, zamlar, yüksek ücretler çalışanları motive etmek, mutlu bir çalışan profili yaratmak için yeterliyken günümüz rekabetçi iş ortamında çalışanları mutlu etmek için bundan fazlasına ihtiyacımız var.

Ücret:  360 derece performans sistemini uygulayan kurumların yanı sıra ne yazık ki henüz bir performans sistemi geliştirememiş ya da bunu adil ve şeffaf bir şekilde yapamayan kurumlar da var. Kabul edelim ki ücret, çalışan bağlılığını sağlayan en önemli unsur.  Çalışan bağlılığını artırmak istiyorsak ilk önce şeffaf ve adil bir ücret politikası oluşturmalıyız. Kurum, hem şirket içi ücret dengelerini korumalı hem de çalışanlarının ücretlerini piyasadaki ücret seviyesinin altında bırakmamalı. Performansların ve önerilerin ödüllendirildiği bir sistem de kuruma bağlılığı artıracaktır.

Duygusal bağlılık:  Duygusal bağlılık çalışanın o işyerinde çalışmaya devam etmesine neden olan psikolojik bir durumdur. Yüksek duygusal bağlılığı olan bir çalışan kurumda kalmayı istediği için çalışmaya devam eder. Kıdem yılı yüksek yaşlı çalışanlar gençlere göre kurumlarına duygusal olarak daha çok bağlıdırlar. Aynı zamanda yapılan çalışmalar hizmet süresi ile duygusal bağlılık arasında da ilişki olduğunu ortaya koymaktadır.

Çalışana Saygı: Görev tanımına, yaptığı işe bakılmaksızın her çalışan önemlidir, her çalışana saygı duymak gerekir. Burada en büyük görev yöneticilere düşmektedir. Yöneticiler, çalışanlarına değer verildiğini onlara hissettirmelidir, karar alma süreçlerine onları da dâhil etmelidir. Çalışanlarına huzurlu bir çalışma ortamı sağlamalılar.

Sosyal Aktiviteler:  Müşteri memnuniyeti kurumlar için ne kadar önemliyse iç müşterilerimizin yani çalışanlarımızın da memnuniyeti o kadar önemli olmalıdır. Son yıllarda kurumlar çalışan memnuniyetinin değerini anlamaya başladılar. Artık pek çok kurum çalışanların iş ortamı dışında da bir araya gelip sosyalleşebilmeleri için pek çok aktivite düzenlenmektedir. Bu aktivitelerle kurumlar; çalışanlarına değer verdiğini hissettirebilirler. Dolayısıyla aidiyet duygusu artar, çalışanlar daha istekli çalışırlar.

Kariyer olanakları: İşten ayrılma oranlarının artmasıyla, kurumlar kariyer planlamasının farkına vardılar. X kuşağına göre çalışan bağlılığı daha düşük olan Y kuşağı yeteneklerini elde tutmak için eğitimlerini, yeteneklerini, ilgilerini göz önüne alarak kariyer planlaması yapılmalıdır. Etkili bir kariyer planlamasıyla doğru kişinin doğru işe yerleştirilmesi sağlanır, çalışan bağlılığı artar. Bununla birlikte; üst düzey pozisyonlarda işe yerleştirmelerde dış kaynak kullanmak yerine; kurum kültürünü, şirket hedeflerini tanıyan kariyer planlaması yapılmış, eğitilmiş, yetiştirilmiş personelden faydalanılır.



*Düzenli olarak uygulanan Çalışan Memnuniyeti Anketlerinden elde edilen verilerle istenilen hedeflere ulaşılabilir.